fersude

هَذَا الْمَبْنَى الْبَالِي لَمْ يُسْتَخْدَمْ لِسَنَوَاتٍ عَدِيدَةٍ.

Bu fersude bina, uzun yıllardır kullanılmıyor.

كَانَتِ الْأَثَاثَاتُ الْمُهْتَرِئَةُ تَجْعَلُ الْمَنْزِلَ يَبْدُو قَدِيمًا وَغَيْرَ مُعْتَنًى بِهِ.

Fersude mobilyalar, evin eski ve bakımsız görünmesine neden oluyordu.

تَمَّ إِغْلَاقُ الْجِسْرِ الْمُتَهَالِكِ أَمَامَ حَرَكَةِ الْمُرُورِ لِأَسْبَابٍ تَتَعَلَّقُ بِالسَّلَامَةِ.

Fersude köprü, güvenlik nedeniyle trafiğe kapatıldı.

İlişkili Kelimeler