بِصِفَتِي مُرَاقِبًا، أَرَى أَنَّ كِلَا الطَّرَفَيْنِ يَتَحَمَّلَانِ جُزْءاً مِنَ الْمَسْؤُولِيَّةِ فِي هَذَا النِّزَاعِ.
Bir gözlemci olarak, bu anlaşmazlıkta her iki tarafın da sorumluluğun bir kısmını taşıdığını görüyorum.
بِصِفَتِي مُرَاقِبًا، أَرَى أَنَّ كِلَا الطَّرَفَيْنِ يَتَحَمَّلَانِ جُزْءاً مِنَ الْمَسْؤُولِيَّةِ فِي هَذَا النِّزَاعِ.
Bir gözlemci olarak, bu anlaşmazlıkta her iki tarafın da sorumluluğun bir kısmını taşıdığını görüyorum.
شَارَكَ مُرَاقِبُونَ دُوَلِيُّونَ فِي الِانْتِخَابَاتِ.
Seçimlerde uluslararası gözlemciler de görev aldı.
فَحَصَ الرَّاصِدُونَ فِي الْمَرْصَدِ السَّمَاءَ طَوَالَ اللَّيْلِ.
Rasathanedeki gözlemciler, gece boyunca gökyüzünü incelediler.
Ayrıca: مُشَاهِد
شَاهِد