حَقَّقَ فَرِيقُنَا الِانْتِصَارَ أَخِيرًا بَعْدَ مُبَارَاةٍ صَعْبَةٍ.
Takımımız, zorlu bir maçın ardından nihayet galebe çaldı.
حَقَّقَ فَرِيقُنَا الِانْتِصَارَ أَخِيرًا بَعْدَ مُبَارَاةٍ صَعْبَةٍ.
Takımımız, zorlu bir maçın ardından nihayet galebe çaldı.
سَتَنْتَصِرُ الْمَعْرِفَةُ دَائِمًا عَلَى الْجَهْلِ.
Bilgi, cehalete karşı her zaman galebe çalacaktır.
حَقَّقَ التُّكْنُولُوجِيَا تَفَوُّقًا كَبِيرًا فِي الْعَالَمِ الْحَدِيثِ.
Teknoloji, modern dünyada büyük bir galebe elde etti.