huzursuzluk

خَلَقَ عَدَمُ الْيَقِينِ الِاقْتِصَادِيِّ قَلَقًا كَبِيرًا فِي الْمُجْتَمَعِ.

Ekonomik belirsizlik, toplumda büyük bir huzursuzluk yarattı.

أَثَّرَ الِاضْطِرَابُ السِّيَاسِيُّ فِي الْمَدِينَةِ سَلْبًا عَلَى السِّيَاحَةِ.

Şehirdeki siyasi huzursuzluk, turizmi olumsuz etkiledi.

تَسَبَّبَ الضَّجِيجُ فِي انْزِعَاجِ الْمُوَظَّفِينَ.

Gürültü, çalışanlarda huzursuzluğa neden oldu.

Eşdizimler

İlişkili Kelimeler