kadersiz

كَانَ رَجُلًا عَاثِرَ الْحَظِّ، فَكُلُّ مَا لَمَسَهُ ذَبُلَ وَأَعْمَالُهُ تَسِيرُ عَلَى نَحْوٍ خَاطِئٍ.

Kadersiz bir adamdı, neye elini atsa kururdu ve işleri ters giderdi.

عَادَةً مَا يُوَاجِهُ الْأَشْخَاصُ سَيِّئُو الْحَظِّ الْمَزِيدَ مِنَ الصُّعُوبَاتِ فِي الْحَيَاةِ.

Kadersiz insanlar, genellikle hayatta daha çok zorluklarla karşılaşırlar.

إِنَّهُ مَنْحُوسٌ لِلْغَايَةِ، حَتَّى لَوْ فَازَ بِالْجَائِزَةِ الْكُبْرَى فِي الْيَانَصِيبِ، فَسَيَحْدُثُ لَهُ شَيْءٌ مَا.

O kadar kadersiz ki, piyangodan büyük ikramiye çıksa bile başına bir iş gelir.

İlişkili Kelimeler