kalın

فِي الشِّتَاءِ أَلْبَسُ جَوْرَبًا سَمِيكًا حَتَّى لَا تَبْرُدَ قَدَمَايَ فِي البَيْتِ.

Kışın evde ayaklarım üşümesin diye kalın çorap giyerim.

يَبْدُو غِلَافُ هَذَا الْكِتَابِ غَلِيظًا وَمَتِينًا لِلْغَايَةِ.

Bu kitabın cildi çok kalın ve dayanıklı görünüyor.

فِي الشِّتَاءِ أَلْبَسُ جَوْرَباً ثَخِيناً وَمِعْطَفاً دَافِئاً قَبْلَ أَنْ أَخْرُجَ مِنَ الْبَيْتِ.

Kışın evden çıkmadan önce kalın bir çorap ve sıcak bir mont giyerim.

Eşdizimler

İlişkili Kelimeler