kanık

هُوَ شَخْصٌ قَانِعٌ بِمَا لَدَيْهِ.

O, elindekiyle kanık bir insandır.

مِنَ الْمُهِمِّ أَنْ تَكُونَ مُكْتَفِيًا بِالْقَلِيلِ.

Azıyla kanık olmak önemlidir.

يَبْدُو أَنَّهُ رَاضٍ عَنْ حَيَاتِهِ.

O, hayatından kanık görünüyor.

İlişkili Kelimeler