بدعوى

Anlamlar

تم اعتقال المتهم بدعوى تورطه في جريمة السرقة.

Sanık, hırsızlık suçuna karıştığı gerekçesiyle tutuklandı.

تغيب الموظف عن العمل بدعوى المرض الشديد.

Çalışan, şiddetli hastalık bahanesiyle işe gelmedi.

قدم المحامي استئنافا بدعوى وجود أخطاء في الإجراءات.

Avukat, usulde hatalar olduğu iddiasıyla temyiz başvurusunda bulundu.

Eşdizimler

İlişkili Kelimeler