karartı

كَانَتْ هُنَاكَ بُقْعَةٌ مُظْلِمَةٌ عَلَى الْحَائِطِ، هَلْ هِيَ بِسَبَبِ الرُّطُوبَةِ؟

Duvarın üzerinde bir karartı vardı, acaba nemden mi kaynaklanıyor?

شَبَح — أَشْبَاح

ظَهَرَتْ أَشْبَاحٌ بَيْنَ الْأَشْجَارِ أَثْنَاءَ الْمَشْيِ فِي الْغَابَةِ لَيْلاً.

Geceleyin ormanda yürürken ağaçların arasında karartılar belirdi.

Eşdizimler

İlişkili Kelimeler