koz

فِي نِهَايَةِ اللُّعْبَةِ، اسْتَخْدَمَ وَرَقَتَهُ الرَّابِحَةَ لِهَزِيمَةِ جَمِيعِ مُنَافِسِيهِ.

Oyunun sonunda elindeki kozu kullanarak tüm rakiplerini yendi.

سَتَمْنَحُهُ خِبْرَتُهُ مِيزَةً كَبِيرَةً فِي هَذَا الْمَشْرُوعِ.

Tecrübesi, bu projede ona büyük bir koz sağlayacaktır.

أَكْبَرُ نُقْطَةِ قُوَّةٍ لِفَرِيقِنَا هِيَ أَنْ لَدَيْنَا مُهَاجِمِينَ سَرِيعِينَ.

Takımımızın en büyük kozu, hızlı hücum oyuncularına sahip olmamızdır.

Eşdizimler

İlişkili Kelimeler