أَزْعَجَ الْجَمِيعَ بِمُحَادَثَاتِهِ الْوَقِحَةِ.
Laubali konuşmalarıyla herkesi rahatsız etti.
أَزْعَجَ الْجَمِيعَ بِمُحَادَثَاتِهِ الْوَقِحَةِ.
Laubali konuşmalarıyla herkesi rahatsız etti.
إِنَّهُ مُتَجَاوِزٌ لِلْغَايَةِ لِدَرَجَةِ أَنَّهُ لَا يَحْتَرِمُ أَيَّ شَخْصٍ.
O kadar laubali ki, kimseye saygı göstermiyor.
كَلَامُهُ مَعَ الْمُعَلِّمِ كَانَ غَيْرَ مُحْتَرَمٍ.
Öğretmenle konuşması laubaliydi.