أَصْبَحَتِ الشَّرِكَةُ مُفْلِسَةً بِسَبَبِ الْأَزْمَةِ الِاقْتِصَادِيَّةِ.
Şirket, ekonomik kriz nedeniyle müflis duruma düştü.
أَصْبَحَتِ الشَّرِكَةُ مُفْلِسَةً بِسَبَبِ الْأَزْمَةِ الِاقْتِصَادِيَّةِ.
Şirket, ekonomik kriz nedeniyle müflis duruma düştü.
عَادَةً مَا يُوَاجِهُ الْأَشْخَاصُ الْمُعْسِرُونَ صُعُوبَاتٍ كَبِيرَةً.
Müflis insanlar, genellikle büyük zorluklar yaşarlar.