mahzar

عَرِيضَة — عَرَائِض

قَدَّمَ الْقَرَوِيُّونَ عَرِيضَةً إِلَى السُّلُطَاتِ لِإِنْشَاءِ طَرِيقٍ.

Köylüler, yol yapımı için yetkililere mahzar sundular.

رَاجَعَ الْمُحَامِي تَفَاصِيلَ الْقَضِيَّةِ مِنْ سِجِلِّ الْمَحْكَمَةِ.

Avukat, davanın detaylarını mahzardan inceledi.

Eşdizimler

İlişkili Kelimeler