menfaatperest

يُحَاوِلُ الْأَشْخَاصُ الِانْتِهَازِيُّونَ الِاسْتِفَادَةَ مِنَ الْمَوَاقِفِ الصَّعْبَةِ لِلْآخَرِينَ، وَهَذَا سُلُوكٌ غَيْرُ أَخْلَاقِيٍّ لِلْغَايَةِ.

Menfaatperest insanlar, başkalarının zor durumlarından faydalanmaya çalışırlar, bu çok etik dışı bir davranıştır.

يُمْكِنُ أَنْ يُؤَدِّيَ التَّحَرُّكُ بِنَهْجٍ مَصْلَحِيٍّ إِلَى فِقْدَانِ الثِّقَةِ عَلَى الْمَدَى الطَّوِيلِ.

Menfaatperest bir yaklaşımla hareket etmek, uzun vadede güven kaybına neden olabilir.

غَالِبًا مَا يُنْظَرُ إِلَى السِّيَاسِيِّينَ عَلَى أَنَّهُمْ نَفْعِيُّونَ، لَكِنَّ الْبَعْضَ مِنْهُمْ يُفَكِّرُونَ حَقًّا فِي مَصْلَحَةِ الْجُمْهُورِ.

Politikacılar genellikle menfaatperest olarak görülür, ancak bazıları gerçekten halkın iyiliğini düşünür.

İlişkili Kelimeler