إِنَّهُ شَخْصٌ انْتِهَازِيٌّ لِلْغَايَةِ، يُفَكِّرُ دَائِمًا فِي مَصْلَحَتِهِ الْخَاصَّةِ وَيَسْتَغِلُّ الْآخَرِينَ.
O, çok menfaatperver bir insan, her zaman kendi çıkarını düşünür ve başkalarını kullanır.
إِنَّهُ شَخْصٌ انْتِهَازِيٌّ لِلْغَايَةِ، يُفَكِّرُ دَائِمًا فِي مَصْلَحَتِهِ الْخَاصَّةِ وَيَسْتَغِلُّ الْآخَرِينَ.
O, çok menfaatperver bir insan, her zaman kendi çıkarını düşünür ve başkalarını kullanır.
يُمْكِنُ أَنْ تَتَسَبَّبَ السُّلُوكِيَّاتُ الْمَصْلَحِيَّةُ فِي فُقْدَانِ الثِّقَةِ عَلَى الْمَدَى الطَّوِيلِ وَتَضُرَّ بِالْعَلَاقَاتِ.
Menfaatperver davranışlar, uzun vadede güven kaybına neden olabilir ve ilişkileri zedeler.
مِنَ الصَّعْبِ التَّعَامُلُ مَعَ شَخْصٍ نَفْعِيٍّ، لِأَنَّهُ دَائِمًا مَا يَضَعُ مَصْلَحَتَهُ الْخَاصَّةَ فِي الْمُقَدِّمَةِ.
Menfaatperver biriyle iş yapmak zordur, çünkü her zaman kendi çıkarını ön planda tutar.