minicik

أَيْدِي الْأَطْفَالِ حَدِيثِي الْوِلَادَةِ صَغِيرَةٌ جِدًّا وَلَطِيفَةٌ لِلْغَايَةِ.

Yeni doğmuş bebeklerin elleri minicik ve çok tatlı oluyor.

تُوجَدُ نَافِذَةٌ ضَئِيلَةٌ جِدًّا فِي هَذِهِ الْغُرْفَةِ، وَلَا يَدْخُلُهَا الضَّوْءُ تَقْرِيبًا.

Bu odada minicik bir pencere var, neredeyse hiç ışık girmiyor.

كَانَ لَدَيَّ حِذَاءٌ صَغِيرٌ لِلْغَايَةِ عِنْدَمَا كُنْتُ طِفْلًا، وَأَنَا الْآنَ أَحْتَفِظُ بِهِ.

Bebekken minicik bir ayakkabım vardı, şimdi onu saklıyorum.

İlişkili Kelimeler