فَحْص — فُحُوص
فَحَصَ الطَّبِيبُ الْمَرِيضَ بِعِنَايَةٍ وَشَخَّصَ الْمَرَضَ.
Doktor, hastayı dikkatlice muayene etti ve teşhis koydu.
فَحَصَ الطَّبِيبُ الْمَرِيضَ بِعِنَايَةٍ وَشَخَّصَ الْمَرَضَ.
Doktor, hastayı dikkatlice muayene etti ve teşhis koydu.
اسْتَدْعَيْنَا خَبِيرًا لِمُعَايَنَةِ الْمَنْزِلِ الَّذِي تَمَّ شِرَاؤُهُ حَدِيثًا.
Yeni alınan evin muayenesi için bir uzman çağırdık.
اصْطَفَّ ضُبَّاطُ الْجَمَارِكِ لِتَفْتِيشِ الْحَقَائِبِ.
Gümrük memurları, bavulları muayene etmek için sıraya dizildiler.