muhtasar

هَذَا الْكِتَابُ هُوَ نُسْخَةٌ مُخْتَصَرَةٌ مِنَ الرِّوَايَةِ وَيُلَخِّصُ الْأَحْدَاثَ الرَّئِيسِيَّةَ.

Bu kitap, romanın muhtasar bir versiyonudur ve ana olayları özetlemektedir.

كَانَ وَقْتُ الْمُؤْتَمَرِ ضَيِّقًا، فَقُدِّمَتِ الْعُرُوضُ بِشَكْلٍ مُوجَزٍ.

Konferansın zamanı kısıtlı olduğu için sunumlar muhtasar bir şekilde yapıldı.

فِي الصَّحِيفَةِ، تُعْرَضُ الْأَخْبَارُ بِطَرِيقَةٍ مُقْتَضَبَةٍ، وَيَتِمُّ تَوْجِيهُكَ إِلَى الْمَوْقِعِ الْإِلِكْتُرُونِيِّ لِلْحُصُولِ عَلَى التَّفَاصِيلِ.

Gazetede haberler muhtasar bir şekilde sunuluyor, detaylar için internet sitesine yönlendiriliyorsunuz.

İlişkili Kelimeler