namaz

ذَهَبَ أَبِي إِلَى الْمَسْجِدِ الْقَرِيبِ مِنْ بَيْتِنَا لِيُصَلِّيَ صَلَاةَ الظُّهْرِ.

Babam öğle namazını kılmak için evimize yakın camiye gitti.

الصَّلَاةُ هِيَ وَاحِدَةٌ مِنْ أَهَمِّ الطُّرُقِ لِلتَّقَرُّبِ إِلَى اللهِ.

Namaz, Allah'a yakınlaşmanın en önemli yollarından biridir.

فَرِيضَة — فَرَائِض

الصَّلَاةُ هِيَ أَحَدُ أَرْكَانِ الْإِسْلَامِ الْخَمْسَةِ الْأَسَاسِيَّةِ.

Namaz, İslam'ın beş temel şartından biridir.

Eşdizimler

İlişkili Kelimeler