paniklemek

Anlamlar

ذَعَرَ — يذعر · الذَّعْر

عندما رأيت سؤالا صعبا في الامتحان، شعرت بالذعر على الفور ونسيت ما كنت أعرفه.

Sınavda zor bir soru görünce hemen panikledim ve bildiklerimi unuttum.

هلع — يهلع · الهلع

عندما اندلع الحريق، أصيب الجميع بالهلع وبدأوا في الركض نحو المخارج.

Yangın çıkınca herkes panikledi ve çıkışlara doğru koşmaya başladı.

فَزِعَ — يفزع · الفَزَع

عندما انقطعت الكهرباء فجأة، فزع الأطفال وبدأوا في البكاء.

Aniden elektrikler kesilince çocuklar panikledi ve ağlamaya başladı.

Eşdizimler

İlişkili Kelimeler