puan

نُقْطَة — نِقَاط

لَقَدْ عَمِلْتُ بِجِدٍّ لِلْحُصُولِ عَلَى نُقْطَةٍ عَالِيَةٍ فِي الِامْتِحَانِ.

Sınavdan yüksek bir puan almak için çok çalıştım.

أَعْطَى الْحُكَّامُ عَلَامَاتٍ بِنَاءً عَلَى أَدَاءِ الرِّيَاضِيِّينَ.

Hakemler, sporcuların performansına göre puan verdiler.

سَيَكُونُ الْفَرِيقُ الَّذِي يَحْصُلُ عَلَى أَعْلَى دَرَجَةٍ فِي هَذِهِ الْمُسَابَقَةِ هُوَ الْفَائِزَ.

Bu yarışmada en yüksek puanı alan takım birinci olacak.

Eşdizimler

İlişkili Kelimeler