randevulaşmak

نُرِيدُ أَنْ نَتَوَاعَدَ مَعَ صَدِيقِي لِتَنَاوُلِ الْعَشَاءِ.

Arkadaşımla akşam yemeği için randevulaşmak istiyoruz.

اِتَّفَقْنَا عَلَى مَوْعِدٍ لِلذَّهَابِ إِلَى السِّينَمَا فِي نِهَايَةِ الْأُسْبُوعِ.

Hafta sonu için sinemaya gitmek üzere randevulaştık.

İlişkili Kelimeler