تُثِيرُ السَّيَّارَاتُ السَّرِيعَةُ إِثَارَةً كَبِيرَةً فِي حَلَبَاتِ السِّبَاقِ.
Süratli arabalar, yarış pistlerinde büyük heyecan yaratır.
تُثِيرُ السَّيَّارَاتُ السَّرِيعَةُ إِثَارَةً كَبِيرَةً فِي حَلَبَاتِ السِّبَاقِ.
Süratli arabalar, yarış pistlerinde büyük heyecan yaratır.
تَلَقَّيْتَ رِسَالَةَ بَرِيدٍ إِلِكْتْرُونِيٍّ مُهِمَّةً تَحْتَاجُ إِلَى الرَّدِّ عَلَيْهَا بِشَكْلٍ عَاجِلٍ.
Süratli bir şekilde cevap vermeniz gereken önemli bir e-posta aldınız.
حَاوَلَ اللَّحَاقَ بِالِاجْتِمَاعِ عَنْ طَرِيقِ الْمَشْيِ بِخُطُوَاتٍ سَرِيعَةٍ.
Süratli adımlarla yürüyerek toplantıya yetişmeye çalıştı.