كَحَّلَتِ الْأُمُّ عَيْنَيِ الطِّفْلَةِ بِلُطْفٍ.
Anne kızın gözlerini nazikçe sürmeledi.
كَحَّلَتِ الْأُمُّ عَيْنَيِ الطِّفْلَةِ بِلُطْفٍ.
Anne kızın gözlerini nazikçe sürmeledi.
فِي الْعُصُورِ الْقَدِيمَةِ، كَانَتِ النِّسَاءُ يَسْتَخْدِمْنَ مَوَادَّ طَبِيعِيَّةً لِتَزْيِينِ عُيُونِهِنَّ بِالْكُحْلِ.
Eski zamanlarda kadınlar gözlerini sürmelemek için doğal malzemeler kullanırlardı.