ارتدت سترة محبوكة يدويا في الأيام الباردة من الشتاء الماضي.
Geçen kışın soğuk günlerinde el örgüsü bir kazak giydi.
ارتدت سترة محبوكة يدويا في الأيام الباردة من الشتاء الماضي.
Geçen kışın soğuk günlerinde el örgüsü bir kazak giydi.
كانت القصة محبوكة بشكل جيد، مما جعلني أستمتع بقراءتها.
Hikaye iyi dokunmuştu, bu da okumaktan keyif almamı sağladı.
كانت العلاقات بين أفراد المجتمع محبوكة وقوية.
Toplum üyeleri arasındaki ilişkiler sıkı ve güçlüydü.