جَعْبَة — جِعَاب
كَانَتِ الجَعْبَةُ الجِلْدِيَّةُ مُزَيَّنَةً بِنُقُوشٍ جَمِيلَةٍ تَعْكِسُ مَهَارَةَ الحِرَفِيِّ
Deri sadak, zanaatkarın becerisini yansıtan güzel desenlerle süslenmişti.
كَانَتِ الجَعْبَةُ الجِلْدِيَّةُ مُزَيَّنَةً بِنُقُوشٍ جَمِيلَةٍ تَعْكِسُ مَهَارَةَ الحِرَفِيِّ
Deri sadak, zanaatkarın becerisini yansıtan güzel desenlerle süslenmişti.
أَخْرَجَ الرَّامِي سِهَامَهُ مِنَ الْكِنَانَةِ وَصَوَّبَ نَحْوَ الْهَدَفِ.
Okçu, oklarını sadaktan çıkararak hedefe nişan aldı.
جَعْب