seferber etmek

حَشَدَتِ الشَّرِكَةُ جَمِيعَ مَوَارِدِهَا لِإِكْمَالِ الْمَشْرُوعِ الْجَدِيدِ.

Şirket, yeni projeyi tamamlamak için tüm kaynaklarını seferber etti.

قَرَّرَتِ المَدِينَةُ تَعْبِئَةَ المُتَطَوِّعِينَ لِمُسَاعَدَةِ المُتَضَرِّرِينَ.

Şehir, zarar görenlere yardım için gönüllüleri seferber etmeye karar verdi.

Eşdizimler

İlişkili Kelimeler