نُثِرَتِ الْوُرُودُ عَلَى الطَّرِيقِ لِلضُّيُوفِ.
Misafirler için yola güller serpiştirildi.
نُثِرَتِ الْوُرُودُ عَلَى الطَّرِيقِ لِلضُّيُوفِ.
Misafirler için yola güller serpiştirildi.
كَانَ لَا بُدَّ مِنْ تَوْزِيعِ الْمَعْلُومَاتِ فِي النَّصِّ لِجَذْبِ انْتِبَاهِ الْقَارِئِ.
Bilgiler, okuyucunun dikkatini çekmek için metne serpiştirilmek zorundaydı.