seyir

هَبَّتْ عَاصِفَةٌ أَثْنَاءَ مَسِيرِ السَّفِينَةِ وَأَصْبَحَتِ الرِّحْلَةُ صَعْبَةً.

Geminin seyri sırasında fırtına çıktı ve yolculuk zorlaştı.

التَّجَوُّلُ عَلَى شَاطِئِ الْبَحْرِ فِي الْمَسَاءِ يَمْنَحُنِي السَّلَامَ.

Akşamları deniz kenarında seyir yapmak bana huzur veriyor.

اسْتَمْتَعْتُ كَثِيرًا بِالضَّحِكِ أَثْنَاءَ مُشَاهَدَةِ الْمَسْرَحِيَّةِ فِي الْمَسْرَحِ.

Tiyatroda seyir esnasında çok eğlendim ve güldüm.

Eşdizimler

İlişkili Kelimeler