sinsice

اقْتَرَبَتِ الْقِطَّةُ مِنَ الْفَأْرِ بِخُبْثٍ وَأَمْسَكَتْ بِهِ.

Kedi, fareye sinsice yaklaştı ve onu yakaladı.

قَامَ بِطَعْنِ أَصْدِقَائِهِ مِنَ الْخَلْفِ عَنْ طَرِيقِ التَّخْطِيطِ فِي الْخَفَاءِ.

Sinsice planlar yaparak arkadaşlarını arkasından vurdu.

حَاوَلَ الْعَدُوُّ التَّسَلُّلَ إِلَى الْمَدِينَةِ بِمَكْرٍ.

Düşman, şehre sinsice sızmaya çalıştı.

Eşdizimler

İlişkili Kelimeler