soğukluk

Anlamlar

برودة — برودات

كان الطقس باردا جدا لدرجة أن البرودة وصلت إلى عظامي.

Hava o kadar soğuktu ki, soğukluk kemiklerime kadar işledi.

فتور — فتورات

أشعر بفتور في علاقتهما، لم يعودا كما كانا من قبل.

İlişkilerinde bir soğukluk hissediyorum, eskisi gibi değiller.

جمود — جمودات

جموده يحزنني كثيرا، لا أفهم لماذا يتصرف هكذا.

Onun soğukluğu beni çok üzüyor, neden böyle davranıyor anlamıyorum.

نفور — نفورات

نشأ نفور بيننا، لا أعرف ماذا أفعل.

Aramızda bir soğukluk oluştu, ne yapacağımı bilemiyorum.

Eşdizimler

İlişkili Kelimeler