بَهُتَ — يَبْهُتُ · بَهْت
الألوان التي تبقى في الشمس تبهت بمرور الوقت.
Güneşte kalan renkler zamanla soluklaşır.
الألوان التي تبقى في الشمس تبهت بمرور الوقت.
Güneşte kalan renkler zamanla soluklaşır.
تلاشت ألوان الصور القديمة على مر السنين.
Eski fotoğrafların renkleri yıllar içinde soluklaştı.
بدأ لون الجدار يصبح باهتا بسبب الشمس.
Duvarın rengi güneşten dolayı soluklaşmaya başladı.
بدأت الزهور تفقد لونها عندما لم تحصل على الماء.
Çiçekler susuz kalınca soluklaşmaya başladı.