وَسْوَاس — وَسَاوِس
أَشْعُرُ بِوَسْوَاسٍ غَرِيبٍ فِي دَاخِلِي فِي الْآوِنَةِ الْأَخِيرَةِ.
Son zamanlarda içimde garip bir vesvese hissediyorum.
أَشْعُرُ بِوَسْوَاسٍ غَرِيبٍ فِي دَاخِلِي فِي الْآوِنَةِ الْأَخِيرَةِ.
Son zamanlarda içimde garip bir vesvese hissediyorum.
عِنْدِي شَكٌّ فِي أَنَّنِي أَغْلَقْتُ البَابَ.
Kapıyı kilitleyip kilitlemediğim konusunda vesvesem var.
مِنَ الطَّبِيعِيِّ أَنْ تَشْعُرَ بِالتَّخَوُّفِ بِشَأْنِ الْمُسْتَقْبَلِ.
Gelecek hakkında vesvese duymak normaldir.
هَاجِس، وَسْوَسَة، نَزْغَة، هَجْسَة