إِنَّهُ مَعْرُوفٌ بِأَنَّهُ مُحَارِبٌ قَوِيٌّ.
O, yaman bir savaşçı olarak tanınıyor.
إِنَّهُ مَعْرُوفٌ بِأَنَّهُ مُحَارِبٌ قَوِيٌّ.
O, yaman bir savaşçı olarak tanınıyor.
كَانَتْ هُنَاكَ عَاصِفَةٌ شَدِيدَةٌ اللَّيْلَةَ الْمَاضِيَةَ.
Dün gece yaman bir fırtına vardı.
إِنَّهُ رَجُلٌ مُخِيفٌ، يَجِبُ أَنْ تَبْتَعِدَ عَنْهُ.
O yaman bir adam, ondan uzak durmalısın.
Ayrıca: عَظِيم