yemin etmek

أَقْسَمْتُ فِي الْمَحْكَمَةِ أَنَّنِي سَأَقُولُ الْحَقِيقَةَ.

Mahkemede doğruyu söyleyeceğime yemin ettim.

حَلَفَ الْوَلَدُ أَنَّهُ لَمْ يَكْسِرِ الْكُوبَ.

Çocuk bardağı kırmadığına yemin etti.

İlişkili Kelimeler