yerleşmek

كَانَ مِنَ الرَّائِعِ أَخِيرًا الِاسْتِقْرَارُ فِي مَنْزِلِنَا بَعْدَ رِحْلَةٍ طَوِيلَةٍ.

Uzun bir yolculuktan sonra nihayet evimize yerleşmek çok güzeldi.

اسْتَوْطَنَتِ الْعَائِلَةُ فِي الْمَدِينَةِ الْجَدِيدَةِ بَحْثًا عَنْ فُرَصِ عَمَلٍ أَفْضَلَ.

Aile, daha iyi iş fırsatları arayışıyla yeni şehre yerleşti.

تُرِيدُ عَائِلَتِي أَنْ تَتَوَطَّنَ فِي بَلْدَةٍ سَاحِلِيَّةٍ بَعْدَ التَّقَاعُدِ.

Ailem, emekli olduktan sonra sahil kasabasına yerleşmek istiyor.

Ayrıca: سَكَنَ

İlişkili Kelimeler