أَثَّرَ فِيَّنِي فِقْدَانُ صَدِيقٍ مُقَرَّبٍ بِعُمْقٍ.
Yakın bir arkadaşın yitimi, beni derinden etkiledi.
أَثَّرَ فِيَّنِي فِقْدَانُ صَدِيقٍ مُقَرَّبٍ بِعُمْقٍ.
Yakın bir arkadaşın yitimi, beni derinden etkiledi.
ضَيَاعُ شَيْءٍ ثَمِينٍ هُوَ وَضْعٌ مُحْزِنٌ.
Değerli bir eşyanın yitimi, üzüntü verici bir durumdur.
سَبَّبَ الْحَرِيقُ خَسَارَةً كَبِيرَةً لِلْمَتْجَرِ.
Yangın mağazaya büyük bir kayıp verdi.
فُقْدَان