zebun

أَصْبَحَ الرَّجُلُ الْعَجُوزُ ضَعِيفًا جِدًّا بِسَبَبِ مَرَضِهِ.

Yaşlı adam, hastalığı nedeniyle çok zebun düşmüştü.

سَقَطَ الْجُنْدِيُّ الْمُصَابُ فِي الْحَرْبِ عَلَى الْأَرْضِ فِي حَالَةٍ وَاهِنَةٍ.

Savaşta yaralanan asker, zebun bir halde yere yığıldı.

أَصْبَحَ الْحَيَوَانُ الْعَاجِزُ هَدَفًا سَهْلًا لِلصَّيَّادِ.

Zebun düşen hayvan, avcıya kolay bir hedef oldu.

Eşdizimler

İlişkili Kelimeler