إِنَّ إِسْقَاطَ الدَّيْنِ يَعْنِي تَضْحِيَةً كَبِيرَةً لِلدَّائِنِ، لِذَلِكَ لَنْ يَقْبَلَهَا بِسُهُولَةٍ.
Borcunu ıskat etmek, alacaklı için büyük bir fedakarlık anlamına gelir, bu yüzden kolayca kabul etmez.
إِنَّ إِسْقَاطَ الدَّيْنِ يَعْنِي تَضْحِيَةً كَبِيرَةً لِلدَّائِنِ، لِذَلِكَ لَنْ يَقْبَلَهَا بِسُهُولَةٍ.
Borcunu ıskat etmek, alacaklı için büyük bir fedakarlık anlamına gelir, bu yüzden kolayca kabul etmez.
بَرَّأَتِ الْمَحْكَمَةُ الْمُتَّهَمَ مِنْ جَمِيعِ التُّهَمِ لِأَنَّهُ لَمْ يَتِمَّ الْعُثُورُ عَلَى أَدِلَّةٍ كَافِيَةٍ.
Mahkeme, sanığı tüm suçlamalardan ıskat etti, çünkü yeterli kanıt bulunamadı.
إِنَّ إِعْطَاءَ صَدَقَةِ الْفِدْيَةِ عَنْ صَلَاةِ وَصِيَامِ الْمُتَوَفَّى هُوَ وَاجِبٌ دِينِيٌّ، لِذَلِكَ يَجِبُ الْوَفَاءُ بِهِ.
Ölen kişinin namaz ve oruç borçları için ıskat vermek, dini bir gerekliliktir, bu yüzden yerine getirilmelidir.