أُذُن

آذَان
Aynı yazılan 2 kelime daha

آلَمَتْنِي أُذُنِي طِوَالَ اللَّيْلِ.

Bütün gece kulağım ağrıdı.

Eşdizimler

إِذْن

دَخَلَ الطَّالِبُ بَعْدَ إِذْنِ الْمُعَلِّمِ.

Öğrenci öğretmenin izninden sonra girdi.

أَذِنَ

يَأْذَنُ، إِذْن

أَذِنَ الْمُدِيرُ لِلْمُوَظَّفِ بِالْخُرُوجِ مُبَكِّراً الْيَوْمَ.

Müdür bugün çalışanın erken çıkmasına izin verdi.

لَمْ يَأْذَنْ لِي وَالِدِي بِالذَّهَابِ إِلَى الْحَفْلَةِ.

Babam partiye gitmeme müsaade etmedi.