تَأَسَّفَ

يَتَأَسَّفُ، تَأَسُّف
Aynı yazılan 1 kelime daha

تَأَسَّفَ عَلَى فَعْلَتِهِ الشَّنِيعَةِ بَعْدَ فَوَاتِ الأَوَانِ.

Çok geç olduktan sonra yaptığı kötü davranıştan pişman oldu.

تَأَسَّفَ بِشِدَّةٍ لِعَدَمِ تَمَكُّنِهِ مِنْ حُضُورِ حَفْلِ الزِّفَافِ.

Düğüne katılamadığı için çok üzüldü.

تَأَسُّف

عِنْدَمَا أَنْظُرُ إِلَى المَاضِي، هُنَاكَ أَشْيَاءُ كَثِيرَةٌ أَشْعُرُ بِالتَّأَسُّفِ عَلَيْهَا.

Geçmişe dönüp baktığımda, pişmanlık duyduğum birçok şey var.