أَخِيراً تَمَكَّنْتُ مِنْ أَنْ أَتَخَلَّصَ مِنْ عَادَةِ التَّدْخِينِ السَّيِّئَةِ بَعْدَ مُحَاوَلَاتٍ عَدِيدَةٍ.
Sonunda birçok denemeden sonra kötü sigara içme alışkanlığımdan kurtulmayı başardım.
أَخِيراً تَمَكَّنْتُ مِنْ أَنْ أَتَخَلَّصَ مِنْ عَادَةِ التَّدْخِينِ السَّيِّئَةِ بَعْدَ مُحَاوَلَاتٍ عَدِيدَةٍ.
Sonunda birçok denemeden sonra kötü sigara içme alışkanlığımdan kurtulmayı başardım.
قَرَّرَ أَنْ يَتَخَلَّصَ مِنْ سَيَّارَتِهِ الْقَدِيمَةِ لِأَنَّهُ اشْتَرَى سَيَّارَةً جَدِيدَةً.
Yeni bir araba aldığı için eski arabasını elden çıkarmaya karar verdi.
يَجِبُ عَلَيْنَا أَنْ نَتَخَلَّصَ مِنَ النِّفَايَاتِ بِطَرِيقَةٍ آمِنَةٍ لِحِمَايَةِ الْبِيئَةِ.
Çevreyi korumak için atıkları güvenli bir şekilde bertaraf etmeliyiz.
Ayrıca: gidermek
arınmak, necat bulmak, sıyrılmak
يَسْعَى المَرِيضُ إلى التَّخَلُّصِ مِنَ الأَلَمِ بِتَنَاوُلِ الدَّوَاءِ.
Hasta, ilaç alarak ağrıdan kurtulmaya çalışır.
sıyrılış, sıyrılma, arınış