كُلَّ صَيْفٍ نَزُورُ جَدِّي فِي بَيْتِهِ الْقَدِيمِ فِي الْقَرْيَةِ، وَهُوَ يُحِبُّ أَنْ يَحْكِيَ لَنَا قِصَصًا.
Her yaz köydeki eski evinde dedemi ziyaret ederiz, o da bize hikâyeler anlatmayı sever.
كُلَّ صَيْفٍ نَزُورُ جَدِّي فِي بَيْتِهِ الْقَدِيمِ فِي الْقَرْيَةِ، وَهُوَ يُحِبُّ أَنْ يَحْكِيَ لَنَا قِصَصًا.
Her yaz köydeki eski evinde dedemi ziyaret ederiz, o da bize hikâyeler anlatmayı sever.
كُلَّ مَسَاءٍ يَجْلِسُ الجَدُّ أَمَامَ البَيْتِ وَيَحْكِي لِأَحْفَادِهِ قِصَّةً جَدِيدَةً.
Büyükbaba her akşam evin önünde oturur ve torunlarına yeni bir hikâye anlatır.
ata, cet, ağababa, büyükpeder
يَعْمَلُ بِجِدٍّ كُلَّ يَوْمٍ.
Her gün ciddiyetle çalışıyor.
مِنَ الصَّعْبِ تَحْقِيقُ النَّجَاحِ بِدُونِ جِدٍّ.
Çalışkanlık olmadan başarıya ulaşmak zordur.
يَجِبُ أَنْ نَجِدَّ فِي العَمَلِ لِتَحْقِيقِ النَّجَاحِ وَالتَّفَوُّقِ.
Başarı ve mükemmelliğe ulaşmak için işi ciddiye almalıyız.
جَدَّ الفَرِيقُ لِتَحْقِيقِ الفَوْزِ فِي المُبَارَاةِ النِّهَائِيَّةِ
Takım, final maçında galibiyet için gayret etti.
يَجِبُ أَنْ نَجِدَّ فِي البَحْثِ عَنْ حُلُولٍ لِلْمَشَاكِلِ الَّتِي تُوَاجِهُنَا.
Karşılaştığımız sorunlara çözüm bulmak için çabalamalıyız.