تَمَّ بِنَاءُ جِسْرٍ جَدِيدٍ فَوْقَ النَّهْرِ لِتَسْهِيلِ حَرَكَةِ الْمُرُورِ.
Nehir üzerine yeni bir köprü inşa edildi, böylece trafik akışı kolaylaştırıldı.
تَمَّ بِنَاءُ جِسْرٍ جَدِيدٍ فَوْقَ النَّهْرِ لِتَسْهِيلِ حَرَكَةِ الْمُرُورِ.
Nehir üzerine yeni bir köprü inşa edildi, böylece trafik akışı kolaylaştırıldı.
كَانَ الْوَلَدُ خَائِفًا مِنَ الْكَلْبِ الْكَبِيرِ، وَلَكِنَّهُ جَسَرَ عَلَى الِاقْتِرَابِ مِنْهُ.
Çocuk büyük köpekten korkuyordu ama ona yaklaşmaya cesaret etti.
لَمْ يَجْسُرْ أَحَدٌ عَلَى مُعَارَضَةِ الْمُدِيرِ فِي الِاجْتِمَاعِ.
Toplantıda kimse müdüre karşı çıkmaya cüret edemedi.
يَسْعَى الْمَشْرُوعُ إِلَى تَجْسِيرِ الْفَجْوَةِ بَيْنَ الشَّعْبَيْنِ.
Proje, iki halk arasında köprü kurmayı hedefliyor.