بَعْدَ الزِّلْزَالِ الْمُدَمِّرِ، تَحَوَّلَتِ الْمَدِينَةُ إِلَى حُطَامٍ وَأَنْقَاضٍ.
Yıkıcı depremden sonra şehir enkaz ve harabeye döndü.
بَعْدَ الزِّلْزَالِ الْمُدَمِّرِ، تَحَوَّلَتِ الْمَدِينَةُ إِلَى حُطَامٍ وَأَنْقَاضٍ.
Yıkıcı depremden sonra şehir enkaz ve harabeye döndü.
عَثَرَ الْمُنَقِّبُونَ عَلَى حُطَامِ سَفِينَةٍ قَدِيمَةٍ فِي قَاعِ الْبَحْرِ تَعُودُ إِلَى الْعُصُورِ الْوُسْطَى.
Kazı yapanlar, denizin dibinde Orta Çağ'dan kalma eski bir gemi kalıntısı buldular.
تَطَايَرَ الْحُطَامُ فِي كُلِّ مَكَانٍ بَعْدَ الِانْفِجَارِ الْقَوِيِّ فِي الْمَصْنَعِ.
Fabrikadaki güçlü patlamadan sonra döküntüler her yere saçıldı.
moloz, çer çöp, yıkıntı