العِقْدُ مَصْنُوعٌ مِنْ دُرٍّ أَصْلِيٍّ وَيَاقُوتٍ أَحْمَرَ لَامِعٍ.
Kolye gerçek incilerden ve parlak kırmızı yakutlardan yapılmıştır.
العِقْدُ مَصْنُوعٌ مِنْ دُرٍّ أَصْلِيٍّ وَيَاقُوتٍ أَحْمَرَ لَامِعٍ.
Kolye gerçek incilerden ve parlak kırmızı yakutlardan yapılmıştır.
هَذَا الْمَشْرُوعُ يَدِرُّ أَرْبَاحًا كَبِيرَةً لِلشَّرِكَةِ.
Bu proje şirkete büyük karlar veriyor.
دَرَّ الْمُزَارِعُ الْبَقَرَةَ لِلْحُصُولِ عَلَى الْحَلِيبِ الطَّازَجِ.
Çiftçi taze süt almak için ineği sağdı.
بَدَأَتِ السَّمَاءُ تَدِرُّ المَطَرَ بِغَزَارَةٍ بَعْدَ فَتْرَةٍ طَوِيلَةٍ مِنَ الجَفَافِ.
Uzun süren kuraklıktan sonra gökyüzü şiddetle yağmur akıtmaya başladı.
عِنْدَمَا يَحِينُ وَقْتُ الدَّرِّ، تُجْلَبُ الْحَيَوَانَاتُ إِلَى الْحَظِيرَةِ.
Sağım zamanı geldiğinde hayvanlar ahıra getirilir.