كَانَتْ هُنَاكَ رِيبَةٌ فِي تَصَرُّفَاتِهِ الْغَرِيبَةِ.
Garip davranışlarında bir şüphe vardı.
كَانَتْ هُنَاكَ رِيبَةٌ فِي تَصَرُّفَاتِهِ الْغَرِيبَةِ.
Garip davranışlarında bir şüphe vardı.
شَعَرْتُ بِرِيبَةٍ تِجَاهَ هَذَا الْعَرْضِ الْمُغْرِي.
Bu cazip teklife karşı bir kuşku hissettim.
şek, işkillilik, şaibe, kuşkululuk, şüphelilik