زَعَمَ

يَزْعُمُ، زَعْم
Aynı yazılan 1 kelime daha

زَعَمَ الْمُتَّهَمُ أَنَّهُ بَرِيءٌ مِنَ التُّهْمَةِ الْمُوَجَّهَةِ إِلَيْهِ.

Sanık, kendisine yöneltilen suçlamadan masum olduğunu iddia etti.

زَعَمَ الشَّاهِدُ أَنَّهُ رَأَى الْحَادِثَ بِأُمِّ عَيْنِهِ.

Tanık, kazayı kendi gözleriyle gördüğünü ileri sürdü.

İlişkili Kelimeler

زَعْم

الزَّعْمُ بِأَنَّ الشَّرِكَةَ تَسَبَّبَتْ فِي التَّلَوُّثِ الْبِيئِيِّ يَحْتَاجُ إِلَى تَحْقِيقٍ دَقِيقٍ.

Şirketin çevre kirliliğine neden olduğu iddiası, dikkatli bir soruşturma gerektiriyor.

Eşdizimler

İlişkili Kelimeler