ظَنَّ الطِّفْلُ أَنَّهُ رَأَى شَبَحًا فِي الظَّلَامِ.
Çocuk karanlıkta bir hayalet gördüğünü sandı.
ظَنَّ الطِّفْلُ أَنَّهُ رَأَى شَبَحًا فِي الظَّلَامِ.
Çocuk karanlıkta bir hayalet gördüğünü sandı.
رَأَيْتُ شَبَحَ رَجُلٍ خَلْفَ السِّتَارَةِ.
Perdenin arkasında bir adamın gölgesini gördüm.
böcü, fantom, hortlak, karaltı, karartı