طَبِيب

أَطِبَّاء

زَارَ الْمَرِيضُ الطَّبِيبَ لِإِجْرَاءِ فَحْصٍ طِبِّيٍّ شَامِلٍ.

Hasta, kapsamlı bir tıbbi muayene için doktoru ziyaret etti.

يَعْمَلُ الطَّبِيبُ فِي الْمُسْتَشْفَى لِتَقْدِيمِ الرِّعَايَةِ الصِّحِّيَّةِ لِلْمَرْضَى.

Hekim, hastalara sağlık hizmeti sunmak için hastanede çalışıyor.

يَعْمَلُ وَالِدِي كَطَبِيبٍ نَاجِحٍ لِسَنَوَاتٍ عَدِيدَةٍ، وَيُسَاعِدُ النَّاسَ.

Babam yıllardır başarılı bir tabip olarak çalışıyor, insanlara yardım ediyor.

Eşdizimler

İlişkili Kelimeler